Anasayfa » OKUYUN » Makaleler » Kahvaltınızı mutlaka yapın

Kahvaltınızı mutlaka yapın

Kahvaltı
Kahvaltı

Geleneksel Türk mutfağında kahvaltının çok önemli bir yeri vardır.Kahvaltı bazı bölgelerde ana besin maddelerinin tüketildiği ana öğün yemeği de sayılan geleneğimizdir.
Sofrada çorba da bulunur pilavda…Yanında peynir, yumurta, terağı, pekmez üstüne içilen çay, süt veya ıhlamur.
Kahvaltı hazırlanan yöredeki genel yeme içme kültürü ve ailenin ekonomik ve gelenek görenek , tahsil ve kültür durumu ile yakından ilgilidir, memurlar,tarlada çalışanların farklı gıdalar yemeleri gerektirdiği için kahvaltı sofralarındaki yiyecekler değişiklik ve zenginlikler gösterir.

Türk kahvaltı sofrasının vazgeçilmez lezzetleri arasında yöresel farklılıklar olsada değişmiyen ortak lezzetler vardı. Mis gibi kokan kızarmış ekmek dilimleri,taze pişen bazlama,akıtma,pişi,yufka ekmeği,pazar sabahı çarşı fırınlarında yapılan çeşitli pideler, beyaz peynir,keçi peyniri,çömlek tulum peyniri,otlu peynir,tel peynir, sahanda yumurtayı, siyah ve yeşil zeytini sayabiliriz.

Tulum, dil, çerkez ve kaşar peyniri tatlı lor ve çökelek,sütlü biber,Türk kahvaltı sofrasının lezzetine lezzet katar.Kavurma, sucuk ve pastırmamızın ise tadına doyulmaz.

Reçelleri de unutmamak gerekir. En çok tercih edilen reçeller, yöresel farklılıklar göstersede gül,çilek, bergamut, ayva,kayısı,kabak, vişne, şeftali, mandalina ve portakal reçelleri, aynı anda dört mevsimi birden yaşayan ülkemize yakışır bir çeşitlilik sergilerler.
Reçellerin yanı sıra,pekmez çeşitleri ve tahin, bal, taze kaymak ve kuru kaymak da,yöresel pelverde çeşitleri,eğşiler,elma ve ayva murabbası, kahvaltı sofralarına başdöndürücü lezzetler katar.
Kahvaltı sofrasında bulunan başka bir zenginliğimiz de vitamin deposu yeşilliklerimizdir,taze koparılan
nane,maydanoz,tere,roka,marul,fesleğen.mercanköşkü,kuzukulağı,karamuk otu,taze ve ince pırasa pürcüğü,ıspanak ,taze soğan,taze sarımsak,domates,salatalık,yeşil ve kırmızı biber,kinzi,haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta.
Yaz mevsiminde kahvaltı sofralarında karbuz,kavun,üzüm bulundurulur,patlıcan,biber közlemesi yapılırdı.

Türkiye’de çok bilinmiyen ama öğrenilmesi gereken ,yöresel lezzetler vardır,yeterki biz görmek isteyelim ve kendi kültürümü öğrenelim sahip çıkalım ve tanıyalım sonra tanıtalım.Bizim atalarımız asırlardır çok doğru besleniyorlarmış.Bu bilgileri günümüz şartlarına uyarlayabilir bizde sağlıklı ve doğal beslenebiliriz.

Yeni sağılmış süt ve demli çay, ıhlamur kahvaltı sofrasını tamamlayan en önemli içeceklerimizdi.
Yukarıda yazdıklarım pazar sabahları tüm ailenin toplandığı büyük sofralarda hazırlanır tüketilirdi.Birde gurbette yaşayan aile bireyleri memlekete, gelince her şey ortaya dökülür,tüm yöresel özel yiyecekleri masada bulunur lezzetler şenliği yaşanırdı.Bu sofralarda mangalda pişen kuzu külbastı sıkça pişrilirdi.

Sabah kahvaltısı’nında babalarımız bazen çorba içerdi,sonra az kahvaltılık ve çay içerlerdi, üstünede kahve içerlerdi.

Bazı yörelerimizde kahvaltıda hala çorba kültürü sürmektedir, mis gibi kokan tarhana çorbası krallığını devam ettiriyor.
Bir çok yöremizde sabah çok erken açılan, ve müsterileri ile dolu esnaf lokantaları var,Kelle Paça ve İskembe çorbası içilen,bu lokantalar, çorbalar bitince ertesi sabah açılmak üzere kapanır,ustalar dinlenmek için evlerine giderler.Bu yöresel çorba içme adeti devam etmektedir.

Kahvaltı sofrası
Kahvaltı sofrası

Bazı yörelerde soğuk kış günlerinde kahvaltıda, aksamdan fırına sürülen sulu et,manda yoğurdu ve turşu ikram edilmektedir. Başka bir şehirde kahvaltı için katmer yapan dükkanlar var, cami’den çıkan babalar katmer yerler bazende, ev için yaptırıp götürüler veya gönderirlermiş.

Samsun’da akşamdan anneler evde kıymalı iç hazırlardı, sabah baba veya evin büyük oğlu fırına içi götürüp pideleri kahvaltı için yaptırırdı tüm aile bir arada yerler,Samsun yerlisi olan evlerde devam edildiği biliniyor.

Van’nın kahvaltısı çok meşur orada yaşayan büyüklerimiz anlata anlata bitiremiyorlar,bana onlardan ne öğrendiyse yaptı oradan müsterilerinin getirdiği malzemelerle, ama sen Van’a gitmelisin derdi rahmetli Beyimcan abla.Bu sezon Allah nasip ederse gidiyoruz .Yöresel yemek, içme, kültür araştırmasını yerinde görerek bilenlerden kayıt altına almağa sizlerle paylaşmak için.

Seydişehir’de kahvaltı sofrasında, sıcak afyonlu kömbe,tereyağı,sucuklu yumurta,peynir,zeytin,kavurma .Ayrıca yufka ekmekle yapılan kavurmalı veya peynirli “Hacıveli”ler yine yufka ekmek üsten yayılan çömlek peynirli dürüm,çömlek peyniri yanmaz kağıda sarılıp küle gömülerek pişirilir ve yufkaya sarılıp tüketilmesi, yumurtalı zeytin saltası,yufka dürümleri,ince açılmış ince döşenmiş mangal da kızartılmış “SU BÖREĞİ” veya bol yumurtalı norlu ekmek,bozkır tahini,pekmez ve reçel çeşitleri, soğuk kış sabahları,odun ateşinde, terayağı ile pişirilen heyre çorbası afiyetle yenirdi.

Kahvaltı kültürü, günümüzde önemini yitirdi,özgün yiyecekler yerine daha kolay hazırlandığı televizyonda, reklamlarla insanların beynine kazınan, genleri ile oynanmış mısır gevrekleri ve kuru meyveli müsli karışımları besinlerine bırakıyor.

Sanki bizim kültürümüzde kuru meyve yenmezmiş gibi,yeni bir beslenme şekli diye kendi kültürüne kapalı,kendi kültür zenginliklerinden utananlar ve sahip çıkmayanlar tarafından benimsenerek,kendilerini medeni ve yenilikçi akımın öncüleri sananlar, cehaletlerini ortaya koymatadırlar.

Türk mutfak kültüründe meyve kaklarımız çok önemli besin kaynağıdır; kuru erik, vişne, elma, armut, dut, kayısı, ahlat gibi meyve kurularından, pilav ve börekler yanında hoşaf olarak ve aksamları çerez olarak karıştırılıp ceviz,fındık,leblebi ve kavurga ile karıştırılarak tüketilirdi yani biz, Anadolu’da böyle sağlıklı ve doğal gıdalarla beslenerek büyütüldük.

Günümüz okullarında, obez ve yaşından iri görünen çocuklarımız çoğaldı,annelerin zorunlu olarak çalışma hayatına girmeleri, zaman yokluğu nedeni ile hazır gıdalar ve pastane boğaçaları ve hazır börek, çörekler ve bisküvilerin her sabah yenmesi ile toplumda sağlıksız bir beslenme şekli aldı başını gidiyor.
Özellikle okul kantinlerinde satılan gıdalar denetlenmelidir,kahvaltı yapmadan okula gelen çocuklara hazır gıdalar albenili ambalajlı paketler ile sunuluyor,çocuklar genç yaşta yanlış beslenme kurbanı oluyorlar.
Birde büfelerde satılan, ekmek arasına doldurulan bol ketçap ve mayonezli patates kızarması,bu nasıl bir beslenme şeklidir,yetkililer neden bu şekilde hazırlanan yiyeceklerin satışlarını yasaklamazlar bilmiyorum.
Tüm anneler sesleniyorum, sabahları evlatlarınızı evde kahvaltı yapmaları için özendirin,büyük şehirlerde çok erken servis arabaları ile okula taşınan çocuklarımız için, evde hazırlanmış ekmek arası bazen peynirli,bazen yumurtalı marul,maydonozlu ekmek hazırlayalım ellerine verelim.Bu şekilde kahvaltı yapan öğrencilerin okulda başarıları ispatlanmıştır bu bilgileri evlatlarımızla anlayabilecek bilgi düzeylerinde her gün paylaşalım.

Dünya’da sağlıklı nesiller için yapılan çalışmalarda denek öğrencilerin “Sabah düzenli kahvaltı yapan denekler güne daha huzurlu ve anlatılanları daha kolay öğrendiklerini göstermiştir.diğer grup denek öğrenciler gelişi güzel saatlerde yemek yiyenler veya hiç kahvaltı yapmayanlar ise, huzursuz, kavgaya hazır, sinirli tipler olarak gözlenmişlerdir.

İngiltere’de devlet bu konuda söz sahibi ve duyarlı bir aşçıbaşının önerileri ile ortak çalışmalar başlatarak, halkın obezite karşı çocukları nasıl sağlıklı beslenmesi önerilerini paylaşıyorlar.
Hazır gıdalara,hızlı yemeğe hayır diyorlar,tüm anneler duyurulur.Çok sevdiğimiz yavrularımıza kahvaltı kültürünü öğretelim,az da olsa evden çıkmadan bir dilim ekmek peynir sıcak bir bardak ihlamur,süt içirerek okula gönderelim.

Bilim adamların açıklamaları: kahvaltıda içilen çayın, bazı besinlerde bulunan yararlı maddelerin emilimini engellediği için özellikle kahvaltıda yumurta ile çay içirilmemelidir.Kahvaltıda ıhlamur gibi bitki çaylarını içmemiz doğru olacagını,çocuklarımız içinde sütün tercih edilmesi önerilmektedir.

Başka bir öneri ise, besin içeriği zengin olması nedeniyle evde yapılan tarhana, yayla, mercimek çorbalarının da kahvaltıda tüketilebileceği belirtiliyorlar. Benim önerim ise ,soğuk kış günlerinde sabah pişirilen tereyağlı heyre çorbasını unutmamak gerekir. Bu çorba çocukluk anılarımda komşumuz, Mukadder teyzenin odun ateşinde tereyağlı ev unu ile pişirdiği çok lezzetli bir çorbadır.

Sabah kalkınca azda olsa kahvaltı yapın,sağlıklı yaşayın.

PaylaşShare on Facebook3Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Digg thisEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir