Anasayfa » OKUYUN » Makaleler » Aksaray Yöresel Yemekleri -2

Aksaray Yöresel Yemekleri -2

15 Nisan 2015 Çarşamba günü Aksaray Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenecek olan yemek yarışmasına birkaç gün kala çevre yörelerdeki saha araştırmalarımıza devam ediyoruz.

4. gün

Aksaray’ın Konya sınırında yer alan Eskil ilçesindeyiz. Konuk olduğumuz eve girerken güzel bir sürprizle karşılaştık. Yörenin yemek kültürünü bize anlatacak olan annenin ikiz kızları krema ayrıştırma makinesinde taze sütten ayrıştırma işlemini gerçekleştiriyorlardı. Kremayı yapacakları yumurtalı yufkanın üzerine dökeceklerini söylediler. Makine eskiden olduğu gibi elle çevrilmiyor elektrikle çalışıyordu. Eskiden kullanılan krema ayrıştırma makinesini Aksaray Kültür Evi’nde görebilirsiniz.

Aksaray - Krema ayrıştırma makinesi
Aksaray – Krema ayrıştırma makinesi

Mutfakta tüplü ocağın üzerinde sac ısınırken, diğer bir tarafta yufka açılıyor ve üzerine yumurta kırılıp hızlı bir şekilde saca alınıyordu. Yumurtanın taşmaması için biraz çabalamak gerekti. Yufka piştikten sonra sofraya götürülürken üzerinden krema gezdirildi. Tadına bakmadan yumurta ve krema ikilisinin uyumu hakkında bir tahmin yürütemeyenler, bir lokma aldıktan sonra çok beğendiler. Nefis bir lezzetti…

Aksaray -Eskil -Kremalı yumurtalı yufka
Aksaray -Eskil -Kremalı yumurtalı yufka

Evde bizimle bulunan ve büyüklerin nelerden bahsettiklerini anlamaya çalışan çocukları ilgilendiren bir konu açılmıştı. Annanne, günümüzde çocukların yediği sağlıksız cipslerden yakınıyordu. Eskiden buğdaydan yaptıkları ve kuzinede ısıtıp sütle karışık pekmeze bandırarak yedikleri “cüğücük”ten bahsetti. Düğücük yöresel olarak değişip cüğücük adını almış. Birbirinden lezzetli tatlarımız varken neden kolaya kaçıp çocukları uçurumun kenarına itiyoruz, anlamak zor!

Aynı gün içinde bir eve daha misafir olduk. Geç kaldığımız için fazla kalamasak da bizler için hazırladıkları sofradaki yemeklerin tadına bakmadan ayrılmadık. Evde hazırlanan erişte ve mercimek ile hazırlanan çorba, akışkan un helvası, kabak tatlısı ve bu yörede herkesin bildiği, marulun tadına benzeyen “çıtlık” soframızdaydı.

Aksaray Eskil
Aksaray Eskil
Aksaray Eskil
Aksaray Eskil

Çıtlığı yedikten sonra bir sürpriz de evin babasından geldi; çıtlığın tohumunu bize verdi. Bakalım Dikili’de yetiştirebilecek miyiz çıtlığı?

Aksaray Çıtlık
Aksaray Çıtlık

5. gün

Ve bugün Yeşilova beldesindeyiz. Evin annesi yöresel olarak yapılan tavuk dolmasını yaptı. Tavuk etinin piştikten sonraki rengini görünce eskiden yediğimiz gezen tavuk etini anımsadım. Bahçede gezen, antibiyotik verilmeden doğal ortamında yetiştirilen tavuğun pişme süresi 2 saate uzar, kokusu da evin dışından koklanırdı. Oysa ki marketlerden alınan tavuklar 15 dakikada pişiyor ve üzerine türlü tatlandırma yöntemleri eklenmedikçe tadı tuzu olmadığı için saman misali zorla yeniyor.

Aksaray Yeşilova - Tavuk dolması
Aksaray Yeşilova – Tavuk dolması

Yörede yapılan un helvası da kavrularak yapılan helvadan farklı; muhallebi kıvamında. Piştikten sonra sofraya getirilirken üzerine dökülen eritilmiş tereyağı da un helvasına ayrı bir lezzet katıyor.

Aksaray yemekleri - Un helvası
Aksaray yemekleri – Un helvası

Kuzinede ısıtılan yufkanın arasına yöresel peynirleri ve otları sarıp yedik mi midenin cilası da tamamlanmış oldu. Çocukluk tatları kaç yaşına gelirse gelsin insanın peşini bırakmıyor işte; yufkaya “hayır” demem mümkün olmuyor yine.

Aksaray - yufka
Aksaray – yufka

 

PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Digg thisEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir