Anasayfa » OKUYUN » Haberler » 25. Mengen Aşçılar Festivali

25. Mengen Aşçılar Festivali

Aşçılar Festivalinin ilki o dönemin Bolu Valisi Adnan Devecioğlu ve Mengen Kaymakamı A. Cafer Akyüz ve öngörüsü yüksek üstat rahmetli Aydın Yılmaz’ ın gayretleriyle kutlanmaya başladı. Ve geçen sene festivalin 25. yıl dönümü idi. Ancak ne yazık ki, çeyrek yüzyılı geride bırakan bir festivale hiç de yakışmayan bir kutlama gerçekleşmişti. Yine aynı yüzler sahnede idiler aynı konuları konuşuyorlardı.

Rahmetli Aydın usta  ve bir iki arkadaşı festivalin yapılabilmesi için çok emek harcamışlar , ancak aradan geçen 25 yılda bir arpa boyu bile yol katedilmemiş olması çok üzücü.  Egolarını yenememiş her yaştaki kişiler aşçılık mesleğinin menfaatlerini bir kenara bırakıp şahsi menfaatlerini ön plana çıkartmaktan da hala yorulmamış görünüyorlar.

Mengen Aşçılık Festivali
Mengen Aşçılık Festivali

Onlarca aşçılık derneği kurulmuş, daha sonra bu dernekleri aynı çatı altında toplayan bir de federasyon kurulmuş. Hatta geçen sene bu federasyon “milli” olma özelliğini de almış. Türkiye’ nin aşçılık federasyonu olarak üzerine düşen pek çok işin de sorumluluğunu üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak federasyon ne yapmaktadır? Bir şeyler yapılıyor da biz mi fark etmiyoruz ! Türkiye Aşçılık Federasyonu’ nun merkezi İstanbul iken, federasyon başkanı Ankara’ dan biri olur olmaz ofis kapatılmış ve işler Ankara’ dan yürütülmeye başlanmıştır.

Yani eğer bir gün federasyon başkanı Alanya’ da çalışan bir aşçı olursa Alanya’ ya, Bodrum’ da çalışan bir aşçı olursa Bodrum’ a, Kuşadası’ nda çalışan bir aşçı olursa da Kuşadasına taşınacaktır, öyle mi? Federasyonun tüzüğünde belirtildiği üzere, Türkiye Aşçılar Federasyonu’ nun merkezi İstanbul’ dadır.  Ankara’ ya taşınması ile ilgili olarak gerekçenin federasyonun parasının olmaması gösteriliyor! Ancak aklıma da şu soru düşmeden edemiyor: Dernekler bir amaca hizmet etmek için kuruluyor ancak hemen hepsi çanta derneği olarak kalıyor. Sonra bu derneklerin sayısı artınca federasyon kuruluyor sonra o da neredeyse çanta federasyonu hale getiriliyor.  Acaba bu çantalar mı federasyonu yaşatacak olan maddi imkanları bulamıyorlar?

Aşçılık derneklerinin aşçılar ve aşçılık mesleği ile ilgili sorunlara çözüm bulmak için çalışması gerekirken, hiç birisinden kalıcı, yapıcı sektörü canlandıracak çalışmalar göremiyoruz. Bunun pek çok sebebi olabilir elbette. Bir çok kişi de zaten sorunlara konuşmalarında veya yazılarında değiniyor. Aşçıların bir çoğu evine ekmek götüremez iken,işsizlik had safhada iken merak ediyorum, acaba hangi dernek veya kişiler 2011 yılında Türkiye’ de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ nın ev sahipliğini yaptığı kongreden haberdar?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 11-15 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul’da,  Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Birliği (İSSA) ile birlikte 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresine ev sahipliği yapacak.  Kongrenin İnternet sitesinde yazıldığı üzere kongrenin amacı; “Dünya Kongresinin amacı; önleme kültürünün dünya çapında tanıtılması amacıyla iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda ilgili kişilere yeni bilgilerin değiş-tokuşu imkanını sağlamaktır.
Dünya Kongresine katılacaklar için hedef; dünya genelinde, çalışanların yaralanması ve hastalıkları önlemenin geliştirilmesi için hükumetler, işverenler, sivil toplum kuruluşları, işveren temsilcileri, çalışanlar ve onların örgütleri ile iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri arasındaki ilişkilerin nasıl güçlendirileceği konusunda fikir kazanmaktır.”

Bu durumda düzenlenecek olan kongre aşçılık mesleği ile ilgili sorunları yetkili kurumlara anlatmak için çok iyi bir fırsattır. Dernekler bazında mesleki sosyal ve güvenlik ile ilgili sorunlar sunulabilir ve sorunu çözecek birimlere ulaşılabilinir. Tabi bu durum şahsi menfaatleri bir kenara bırakıp aşçılık mesleğinin menfaatinin ön plana getirilmesi ile gerçekleşebilir.

Böylesine önemli bir kongre acaba 26. sı düzenlenecek olan Mengen Aşçılar Festivali’ nde gündeminde olacak mı?
“Dün dünle beraber gitti cancağızım, yarın için yeni şeyler söylemek lazım” demiş Hz Mevlana ama ben yine de dünde öğretilen günümüzde unutulan “Ahilik terbiyesi, eğitimi alınırken öğretilen ve ömür boyu ilke edinilen 7 tane kuralı camiaya hatırlatarak belki birilerine bir faydam dokunarak,nasırlaşmış olan kalplerin yumuşamasına vesile oluruz.
Ahilik eğitimine başlayan çırak için, törenin ilk aşamasında
1- “Tuzlu su içirilir” Tuzlu su bilgiyi temsil eder.
2-Sedd (kuşak)bağlanır ve şalvar giydirilir. Sedd yiğitliğe ve hizmete hazır demek, şalvar giymek ise namusu simgeler.

Ahilik öğretisinde 7 kuralı yerine getirmek gerekiyor:
1-Harislik kapısını bağlamak ve lütuf kapısını açmak.
2-Kahır ve zulüm kapısını bağlamak,hilm ve mülayemeti açmak.
3-Hırs bağlamak,kanaat ve rızayı açmak.
4-Tokluk ve lezzeti bağlamak,açlık ve riyazeti açmak.
5-Halktan yana kapısını bağlamak,haktan yana kapısını açmak.
6- Herze ve hezeyanı bağlamak,marifeti açmak.
7-Yalan kapısını bağlamak,doğruluk kapısını açmak.

Bir meslek örgütünde birlik sağlanamıyor ve ilerlenmiyorsa, bölünmüşlük fazla ise herkes ben diyorsa, meslek büyük zarar görerek saygınlık kaybına uğramaktadır.
Yeni seçilecek yönetime Allah kolaylık versin ve meslek adına kalıcı çalışmalara imza atmaları dileriz.

PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Digg thisEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir